SİMYA NEDİR?

İnsanoğlu tarih boyunca temel ihtiyaçlarını karşılama, kısa sürede zengin olma, hastalıkları iyileştirme, ölümsüz olma hayalleriyle devamlı deneme – yanılma ile araştırma içinde olmuş ve bunun sunucunda keşfettikleri maddeler insanlığın gelişimine katkı sağlamıştır.

Bilimsel dayanağı olmayan ve sınama – yanılma yoluyla değersiz madenleri değerli madenlere dönüştürme, ölümsüzlük iksirini arama çalışmalarına simya (alşimi), bu işle uğraşanlara da simyacı (alşimist) denir.

Simya İle İlgili:

  • Teorik temeli olmayan çalışmalardır.
  • Deneme – yanılma ile çalışılır.
  • Sistematik bilgi birikimi içermez.
  • Bilim olarak kabul edilmemektedir.
  • Simyacılar kimya bilimine geçişin öncüleridir.
  • Simyacılar özellikle Orta Çağdan itibaren madenleri altına çevirecek hem de ölümsüzlük iksirinin bulunmasında kullanılacak felsefe taşının bulunması için çok çaba sarf etmişlerdir.
  • Simyacılar kimya, fizik, biyoloji, tıp, metalurji ve felsefe, gibi bir çok alanda çalışmalar yapmışlardır.
  • Simyacılar günümüzde deneylerde kullanılan bazı araç gereçleri ve yöntemleri keşfetmiş ve geliştirmişlerdir. Örneğin;- Damıtma işlemini ve kullanılan imbiği, kristallendirme işlemini simyacılar keşfetmişlerdir.
  • Simyacılar çalışmalar esnasında deneme – yanılmayla bazı kimyasal maddeleri keşfetmişlerdir ve kimya bilimine aktararak katkı sağlamışlardır. Örneğin; Sülfürik asit, nitrik asit, hidroklorik asit, cıva, sönmüş kireç, kostik soda, göztaşı, esans üretimi, seramik, cam, mürekkep, barut vb. sayılabilir.
  • Simyacıların deneme – yanılma yoluyla bulduğu en önemli maddelerden biri de tuzdur. Tuz tarih boyunca birçok alanda kullanılmıştır. Örneğin; Yemeklere tat verme, yiyeceklerin bozulmadan saklanması, temizlik işleri, bazı hastalıkların tedavisi için tuz kullanılmıştır.
  • Simyadan kimyaya 18. Yüzyıl sonlarına doğru deneysel verilerin kullanılması ile geçilmiştir.

Yaklaşık olarak ateşin bulunması ile başlayan simya çalışmalarında farklı bölgelerde birçok simyacı yetişmiş ve tanınmıştır.

Örneğin: İbni Sina, Cabir bin Hayyam, El Razi, Lokman Hekim, Kleopatra, Hermes bunlardan bazılarıdır.

İbni Sina: Özellikle transmutasyon (değersiz metalleri değerli metallere dönüştürme) ile ilgilenmiştir ve bunun olamayacağını söylemiştir. Yazdığı tıp kitapları yüzyıllarca Avrupa da ders kitabı olarak okutulmuştur.

Cabir bin Hayyam: Orta çağda yaşamıştır. Yaptığı deneysel çalışmalar ve bulduğu deney araçları neticesinde kendisine kimyanın babası adı verilmiştir.